Kökler

Kasım ayının ilk pazarı , güneşli mi güneşli bir sabah. Güneşin enerjisi ile ne iş yaparız derken, Babam, “bahçede odunlar var onları kıralım” dedi. Kahvaltı sonrası yanımıza birer şişe su alıp bahçenin yolunu tuttuk.

Zeytin ağacının altına yığılmış, kökleri topraktan sökülmüş ya hastalandığı için, ya da mahsul vermediği için kesilmiş badem ağaçlarıydı bunlar. Önce bir göz gezdirdim. Zeytin ağacının altında, başka bir ağacın kökleri parçalanacaktı. Zeytin ağacı ne düşünecekti bilmem ama bir ağacın altında başka bir arkadaşının , hatta altına başka bir ağacın kütüğünü koyarak parçalamak beni düşündürdü.

Hadi deyip koyulduk işe, ilk kez balta ile odun kıracaktım. Tabi güç, dikkat beceri isteyen işti bu. Her vuruşumu boşuna sallıyordum, odun nasıl kırılır bilmiyordum. Elli yıllık Marangoz “odun” ustası babam. ” Öyle olmaz kızım, sağlam yerden kırmak zor olur,yaralanmış zaten açılmış yerden vuracaksın” dedi. Dediğini aynen yaptım, az çatlamış çokça yarılmış yerlerden indirdim darbeyi, çatır çatır kırılıverdiler . Hele bazıları içleri çürümüştü ufak güçsüz vuruşlarıma hemen dağıldılar.

Çoğu inattı çokça hamle yapsam da vuruşlara direndiler. Babamdan destek istedim oda elindeki balyozla daha güçlü daha yaralayıcı vuruşlar yaptı, dayanamadılar tabi, iki farklı güce dağılıp gittiler elimizin altında. Toprağa en yakın olan kökler insan gücüne direndi onları testere ile kesmek üzere bıraktı babam.

Ben bu köklerden çok etkilendim. İnsanın bütün yansıması doğaydı, tıpkı bu kökler gibi. Hepimiz birer ağaçtık… Önce birer tohum, sonra filiz… Yılların bizi büyüttüğü dallanıp budaklandırdığı meyve veren yaprak döken birer ağaç.

Yansımalarımız hep doğru sonuca çıkarır bizi. Badem ağacının kökleri gibi yara aldığımız yerden yeniden yaralar insanlar bizi ve yenik düşeriz. O yaralar iyileşmezse daha çok darbe daha çok… Sağlam yerlere bir değil iki güç olmadı insanüstü güç… Yani siz yara almaya görün yaralayan çok olur. Yaşamın döngüsü bu, her zaman gücü, gücü yetene. Peki, o güçlü kökler sayısız vuruşuma rağmen bana mısın demeyen? Sonunda beni yorup pes ettiren. Öyle kök olmak vardı, hayran kaldığım o kökler…

Kökler ne kadar sağlamsa o kadar uzun o kadar iyi yaşıyor ağaç, yani biz insanlar. Yansımaları yakalayın, yaralarınızı çabucak iyileştirin, daha çok kök salın, daha güçlü daha kalıcı… Darbelerin boşa isabet ettiği hamleler için…Daha sıkı sıkıya tutunun kendinize…

Jpeg
Jpeg

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s