HATIRA

“Defter masrafların, ekmek masraflarının önüne geçti.”

Afganistan, Hatıra adında bir kız çocuğu, çölün kavurucu sıcağında, aman vermez yolları geçerek okula gidiyor. Kan ter içinde okul sırasına oturunca, soluksuz nefesler alıp veriyor, ev işinden hep geç kalıyor okula, küçük mendili ile alnını yüzünü silip dinlemeye koyuluyor dersi.

Kalbinde ört bas ettiği acısı, eve gideceği çetin yol, yolun sonu ve evdeki Hatıra, satır aralarında dalıp gittiği konular.

“Sınıfın en hanım kızı, üstelik çokta zeki” diyor öğretmeni, Hatıra,bir şey diyemiyor. Al al yanıyor yanakları utanıyor.Çok mutlu, teşekkür edip boynuna sarılmak istiyor öğretmeninin. İçin de coşku, durduruyor kendini neredeyse gelinlik kız hiç olur mu diyor…? O demiyor, o söz o yaklaşım öğretiliyor ona…

Babasını savaşta, annesini hastalıkla kaybetmiş Hatıra, iki kardeşiyle birlikte halası bakımlarını üstlenmiş.

Çok hızlı öğreniyor, günler su gibi geçsin, çabucak üst sınıflara geçeyim arzusunda. Her söyleneni not ediyor, eve gelip çarçabuk yapıyor ödevlerini. Çocukların bakımı, yemek bulaşık her iş elinden geliyor. Günler korkusunu büyütüyor, daha bir üst sınıf daha daha sonrası çok yol demek, belki şehre gitmek belki daha uzun saatler bunları düşünmeden edemiyor.

Okul defteri bitiyor, günlerce defterim bitti nasıl defter isterim kaygısıyla çırpınıyor. Sonunda dayanamayıp, en keyifli halini yakalayıp halasına söylüyor. Söylediği vakit utanıyor, başını öne eğip gelecek cevabı bekliyor.

O akşam kimseden çıt çıkmıyor. Ertesi sabah, okula gitmek için işlere koyulan Hatırayı izliyor halası, işler bitip sırtına okul çantasını takan Hatıraya sesleniyor ardından; Defter masrafların, ekmek masraflarının önüne geçti, Hatıra git, bugün son günün olsun okulda.

Hiçbir şey söylemeden, yürüyor Hatıra, ağlıyor, ağladıkça daha çok ağlıyor. Neler düşünmüyor ki yol boyunca…

Bitmeyen defter yapacağım büyüyünce diyor. Ekmekten daha ucuza niye satılmıyor ki bu defterler? Keşke daha küçük harflerle yazsaydım, hatta kısa tutsaydım cümleleri, bitti demeseydim, bir çare arasaydım ya ne akılsızım.

Tüm bunlar için çok geçti. Hayatının son en onur verici yolunu yürüyordu, yürüse de bitmese bu yol, hiç bitmese, okul bitmese, defter bitmese. Defter bitti diye gidemeyen var mıdır benim gibi? Onlar benim dert ortağım. Yeniden defter alıp giden olmuş mudur? Alırlar mı ki okula ? Gidip usulca fısıldasam öğretmenime bir defter bulur mu ki? Söz karıncaların yazısından küçük yazarım, yeter ki bitmesin defterim!

Okula varınca, titredi dizleri, giresi gelmedi içeri. Telaşla koşturanları seyretti. Çantasını savuranları, kucağında defterini taşıyanları. İstesem bir iki yaprak verirler mi diye geçirdi içinden, faydası yok. Halasına demişti bir kere, bugün son gündü. En sona kaldı yine, ardından gelen öğretmeni gelip omzuna dokundu, hadi “Hatıram” dedi. Ağlayası geldi, nasıl derdi şimdi öğretmenine, hiç ses etmedi yürüdü peşi sıra. Son kez girdi sınıfa, son kez oturdu sırasına, son kez açtı her yeri dolmuş defterini. Aldı eline kalemi çevirdi durdu. Konuşmaya başladı Öğretmeni, o elini göğsüne götürüp, bir gelip bir giden göz yaşlarını durdurmaya çabaladı. Başını öne eğip, dayanamayıp döktü birkaç damlacık. Islattı defterini, küçücük parmaklarıyla sildi, silince yayıldı yazı karalandı. Ne önemi var ki artık!

Derse katılmadı, hep ağlamasını durdurmakla uğraştı.

Son ders zili ile arttı heyecanı, korku, çaresizlik, kimsesizlik, pişmanlık… Türlü türlü duygular sardı bedenini. Ya ne olacaktı bundan sonra?

Gücünün yetemeyeceği bir hal içindeydi, değişmez, değiştirilmez. Defter besbelli bahaneydi. Hem ne desin halasına, kuru canlarını koruyup bakmıyorlar mı zorla okula gönderin diyemez ya, “ekmeksizlik öldürür, deftersizlikten ölen yok ya” demişti komşu, halası anlatınca, duymuştu bunu. Defter uğruna nasıl onları ekmeksiz bırakırım dedi. Utandı defterin peşine düştüğüne.

Herkes sıra sıra çıkıp gitti sınıftan, oturduğu yerden kalkamadı Hatıra. Geçip karşısına kara tahtayı seyretti, kapkara bahtı gibi, derdini diyemediğine yandı Öğretmenine, defterin üstüne; Ben Hatıra, Defter masraflarımın , ekmek masraflarının önüne geçtiği için okulu yarıda bırakacak Hatıra.

Yazıp bıraktı öğretmenin masasına. Yüz yüze söylese dayanamaz ağlardı, ağlayınca sarılmak isterdi ama sarılamazdı…

Bir elinde silgi, ötekinde kalem, öfke dolu, hırçın adımlarla tuttu evin yolunu. Kim tuttuysa, defteri ekmeğe eş, ya da ekmeği deftere, yazacaktı kalemle, kim verdiyse bu yokluğu onlara yazacaktı…

Kim yazdıysa bu yazgıyı, silecekti, silecekti, silecekti…

DSC_5004

HATIRA” için 7 yorum

  1. Ah canım Hatıra 😦 .. Mardinde köyde okurken 10 yaşında falanım bi çocuk vardı.. Öğretmenimiz “Annenlere söyle sana bi defter alsınlar böyle olmaz” dediğinde defterine bakmıştım yan gözle.. her günün sonunda yazdıklarını siliyormuş meğer, çünkü silgisi varmış defteri yok..

    Liked by 1 kişi

  2. Benim aklıma Lise birinci sınıftaki Fizik öğretmenimi getirdi. Yaşıyorsa Allah selamet versin öldüyse de rahmet eylesin. Yaptığımız deneyler için harita metod( çok ortalı) labaroratuvar defteri istemiş ben de tam anlayamamış olmalıyım, babama kalınca ama tek ortalı aldırmıştım. Öğretmen sınıfta bana kızdı.
    – Hepsi birarada olsun diye çok ortalı istedim bu defter biterse ikinciye kesinlikle bakmam not alamazsın dedi. Ben şimdi babama tekrar nasıl masraf ettireyim. O dönemler okul kitapları paralıydı defter önlük vs zaten tek maaşa yıkımdı. Eh bizler de öyle yetişmişiz fuzuli(boş yere) masraf olmaz.
    Ben hemen -öğretmenim iki defteri ciltletir yine size tek defter getiririm demiştim.Kimbilir başka Hatıra’lar var mıdır?
    Kalemine sağlık. 💞

    Liked by 1 kişi

    1. Anılara dokunmuş Hatıra… Var olduğu muhtemel, düşünmüyor değilim, tutumluluk ıyi miydi? Kıymet bilmek yoklukta varlığı ümit etmek … kanaat yahut isyan, belki de boyun eğmek offf çok şey yığıldı bir anda.

      Liked by 1 kişi

      1. O zaman için kanaat etmek idi. Hala düşüncem ;Tutumluluk iyidir.😁 bugüne göre ise boyun eğmek sayılıyor. Vardı da almadılar mı? Asker maaşları o zaman çook azdı. Lüküs tüketim( o zaman öyle derdik) ayıp kaçardı zaten. Kuşak farkı 😁😁😁

        Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s