GÖÇ ÇOCUĞU

Göç ölümle yarıştırıyor kendini, fark ettiniz mi ?

Ölüm, gerçek bir yazgı ve varoluşun kaçınılmaz sonu. Ya zoraki göç, bunun ölüm acısına denkliği değil mesele, mesele ölümden daha büyük tehditlerle ayakta kalması.

Bir gece uykundan uyanır, yatağını apar topar terk edersin. Başına doğrultulan ölüm makinesi, seni yaşamı seçmek ve yaşamı terk etmek arasında ciddi bir karara sürükler.

İçindeki ses, tehditkar bakışlar altında susturulur.

İtaat…

Gözyaşı, Öfke, İsyan, Acı, Çaresizlik, Kimsesizlik, Umutsuzluk ve Haykırış.

Ya Göçe zorlayan sebepler; haklar, yönetim, renk, ırk, din, cinsiyet, eğitim, ekonomi, coğrafya…

Göçe zorlanan insanların sorumlusu kim ?

Bunların cevapları az çok hepimizde mevcut. Mühim olansa cevap değil. Bu soruyu ve sorunu ortadan kaldırmak!

” Yaşam tatlıdır, Silahların Gölgesinden Güneşe Yolculuk…”

Batı yakasından uzak bir çok ülkede, yıllardır süre gelen; sömürü, saldırı, emperyalist tuzaklar, din ‘sancısı-kaygısı-körlüğü’ ve daha fazla ‘bana-bize’ savaşı…

İnsanları doğup büyüdüğü topraklardan, ağacı kökünden söküp fırlatırcasına kurumaya ölüme terk edilişi hangi vicdan açıklar?

Batının korkunç çekiciliği, lanet cazibesi ölüm dansıdır göç insanları için. Cennete açılan kapı belki de. Topraklarımız, coğrafi konumundan dolayı bu kapının en büyüğüdür. Kapıdan geçenler ve geçemeyenler diye iki keskin olasılığı sınırlar ve deniz açıkları zihninde hep diri tutar göç çocuklarını…

” Mültecileri taşıyan bot battı.” Bir cümleye sığdırılan ömürler.

Canını kurtaranlar mı? Geride kalanlar mı? Tartışması şöyle dursun, haberlerde izlerken, ülkesinde ki savaş, hastalık, ekonomik krizler dolayısı ile kaçanları kaçmaya çalışanları acımasızca yorumlar-yargılarız. Biz onlar değiliz, orada değiliz, acılarını anlamayız, sadece anlamaya çalışırız. Hepsi bu. Farklı bir ülkeye vize-pasaport çıkararak tatil planıyla gerçekleşen bir eylem değil onların yaptığı. Ölümü, ölümleri göze alarak yola çıkıştır bu.

Peki, neden kendi coğrafyalarındaki ülkelerde kalmıyorlar? Neden batıya göç ediyorlar?

Doğudan batıya göç bir kader mi ? Batının azalan nüfusu için doğunun ikramı mı? Aklıma bu çılgın soru geliyor her üzerine düşündükçe bu bir varsayım.

Haberler çoğaldıkça, zulüm arttıkça normalleşiyor sanki durum. Her gün yaptığınız şeylerin artık bayağı bir hal alması gibi, Dünyada ki kaos rahatsız etse de bizleri ne kadar da tepkisiz kalıyoruz. Bu korkunç bir şey. Ben en azından kendi adıma kurmuş olayım bu cümleyi.

On beş yıl öncesinde yaşanan Filistin- İsrail çatışması hala devam ediyor. Gazeteden topladığım haberler 2004 tarihli hala dosyamda. Bu iki ülkede ilgimi çekiyor, haberlerle gerçek anlamda ilgileniyordum. Yıllar durumu hiçte iyiye götürmedi. Haberlerde yine aynı başlık altında bunlara denk gelince, sinirlerim bozuluyor. Ya kanal değiştiriyor ya da yüksek sesle söyleniyorum. Tahammülsüzlük mü? Bilemiyorum inanın bunun da cevabını arıyorum.

Bu can sıkıcı konulara nasıl geldim.Yıllar önce İstanbul da,  Üsküdar- Eminönü vapurunda bir kız çocuğu ile tanıştım.

Dileniyordu!

Elimdeki fotoğraf makinesini görünce sırıtarak yanıma geldi, tüm ilgisi makinedeydi. Sohbet etmeye çalıştım ama anlaşamadık. Adını sordum ‘Suriye’ dedi. Şaşırdım tekrar sordum  başını öne eğerek anla artık dercesine ‘Suriyeee’ dedi. Seni çekmemi ister misin dedim yine anlaşamadık, çünkü dilimizi bilmiyordu. Dilenebilecek kadar kelime onun için yeterliydi sanırım. Fotoğrafını çekip ona gösterdim, mutlu oldu, gülüp sırıtmaya başladı. Fırlatma bir şeydi, uzattım makineyi ona, çekmek değilmiş çekilmekmiş derdi. Vapur yanaşınca el sallayarak ayrıldı yanımdan.

Suriye’nin üç pozluk fotoğrafı, onun göç hikayesini hep hatırlatsın diye hem hafızamda hem de bilgisayarımda kayıt altında.

Bir bombanın alevinde kül olmamış, denizin soğuk sularından kıyıya vurmamış, açılan cennet kapısından içeriye girebilmiş ‘Suriye’ şimdilik en azından canını kurtarmış. Gördüğü makineye gülecek kadar çocuk hala.

Ülkesinin kaderini anlayacak ve sorgulayacak yaşa geldiğinde, Dünyaya küsmemiş olmasını, elinde kendi Fotoğraf makinesiyle  mutlu çocukları kayıt altına almasını dilerim.

img-20190104-wa0021[1]

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s