Bekle, dedi…

Ne kadar aşıktım.

Ne vakit bu kadar kendimden geçer, sana tutulur oldum.

Nasıl yerleştin içime, ta derinlere?

Kadın, adı seslenince, isteksiz, yavaşça çevirip başını baktı. Arkasından koşturup gelen birilerini gördü, bulanıklıkla birlikte izleri silindi. Fidan gibi, kökünden sökülmüş rüzgara bırakılmış; yayıldı sert zemine. Çarpmanın etkisi ile bir kez daha yükselip indi bedeni. Elinde ki çanta sıkı sıkıya tuttuğu parmaklarından yavaşça ayrıldı. Boynu yana düştü, ağzının kenarından pembemsi kanlar akmaya başladı. Gözleri, üzerine gelenleri seçmeye çalışırken kapanıp gitti.

Çok geçti üstünden, baharlar, bayramlar…

Elini karnına bastırarak kalktı yine yataktan. Yine aynı rüya aynı kabus.

“Ne zaman son bulacak ey Allah’ım” isyanı ile çıktı odasından. Doğruca kapıya, kapıdan üzerinde incecik gecelikle dışarıya. Elini kaşlarının üzerine götürüp seyretmeye başladı yolu, gelenler ah bu gelenler. Ne diye getirmez gelmesi gerekeni. Ellerini yanına salıp çaresiz kederle girdi içeri.

Yeniden girdi soğuk yatağına, başını yastığına koyduğu vakit, bıraktığı yerdeki uykusuna döndü.

Uzaklara kalbini bıraktığı yerlere gezinmeye çıktı rüyasında.

”Herkesin bildiği gibi olmadı bizim tanışmamız. Aslında biz tanışmadık da. Her şey bir anda oldu. Kıvılcım gibi bir anda parladı ve tutuştu. Tutuldum, tutulduk o kıvılcımla…

Hiç istemediği halde, zorla gitti köye, hiç sevmediği halde yapmaya koyuldu yemeği, hiç tanımadığı adamlara servis edip, çay demledi kadın.  Şu iş bitse de bir an önce gitsem diye dolanıp dururken evin içinde, usulca kapı tıklandı. Kim o, demedi yine ne istiyorlar öfkesiyle doğruldu kapıya, açıp kapıyı yine ne var dedi. Dediği vakit utandı, utandı da sustu. Kapıyı tıklayan da susuyordu ne diyebilirdi ki böyle karşılayana. Kapının eşiğinde, taa karşısında, yüreği yüreğine, gözleri gözlerine denk bir adam bakıyordu ona. Bakarken delip de geçiyordu. Bir süre bakıştılar.   Kendini bir adım öne atıp, ” su istemiştim, bir bardak su” dedi adam.

Su, ne ara geldi adam ne ara içti, o boş bardak o ele ne ara tutuşturuldu zamanda yitip gitti olanlar. Adam teşekkür anlamında başını öne eğerek yürüyüp gitti. Kapıyı kapatıp ettiğine içerlendi kadın. Elini kalbine götürüp yokladı kalbi yerindeydi. Ateşlendi vücudu, titrer gibi, susar gibi, çırpınıyordu, nefes alışları değişti. Yutkundu yutkunamadı sonra şiddetle  yeniden titredi vücudu. Çok geçmedi tekrar kapı tıklandı. Oturduğu yer de bu kez bir korku kapladı içini, neler oluyordu, ikiye bölünmüştü kalbi, dur, dur kalkma beklesin de gitsin, görmek sana iyi gelmez. Yok, öteki kalbi dinleme sen onu, git aç kapıyı; aç ki gör gör ki, tanı, tanı ki sev, sev ki, sevil. Sevil ki mutlu ol.

Kalbin bu yanı güzel şeylerden söz etti, uzatmadı kalkıp açtı kapıyı.

Elini yeniden kalbine götürdü, sonra yaptığından utanıp, çekti elini. ‘’Buyurun’’ dedi bu kez uysal ve davetkar bir sesle. İstekle cevap verdi adam ” bir bardak su kesmedi,” bir çırpıda gidip doldurdu bardağı kadın. Dökmeden vermek için direndi, elini uzatıp karşıladı adam, parmak uçları dokundu bir birine, kadın orada da titremeye başladı. Ne tuhaf hal dedi içinden. Altı üstü bir bardak su. Suyu kana kana içti adam, içerken akıp gitti kadın içine, yutkundu, uzatırken bardağı güldü, ” oh, iyi geldi, çok iyi” dedi. Kadında gülerek karşıladı bakışını.

Elinde boş bardak kapı eşiğinde kalakaldı kadın. Adam bir adım geriye çekti kendini, kadını seyretmeye başladı. Arada bir yakalıyordu bakışını, kadın gözlerinden ötesini göremiyordu adamın. Oraya sabitlenmişti. Yeniden eski yerini aldı adam hafifçe eğilip fısıldar gibi kadına ” kestaneyi karanfile sarıp da koymuşlar gözlerine ” ilkin anlamadı kadın. Göz kapaklarını oynattı bunu mu diyorsun der gibi. İkinci bir hamle yaptı adam bu kez öteki kulağına, ” kalbini kalbime davet ediyorum ”   gülümsedi kadın başını öne eğip, tebessümle karışık güdü, utandı en sonunda, elini yüzüne götürüp kapattı. Sonra yürüyüp gitti adam.

Gitti de gelmedi uzunca bir zaman…

Hiç istemediği halde, zorla gittiği  köyde, hiç yapmayacağı bir şey yaptı kadın.  Su verdiği adamı sorup durdu insanlara, sordu ve buldu. Bütün bu olanların bir anlamı olmalı dedi. Beni buraya kader getirdi deyip çıktı adamın karşısına.

Aynı beyhudelikle karşıladı adam onu. Kadın geçip karşısına  ”su yok, ömrüm var ömrüm de olmak istersen” dedi.  ”Geç kaldın” dedi adam. ”Bekledim” dedi kadın. ”Beklemek ıstıraptır, nasıl dayandın” dedi adam. ”Dayanamadım da geldim”  dedi kadın. Sustular bir süre. Elini ağacın gövdesine dayayıp ”beklemede kalsak iyi”  dedi adam. Kadın yaklaşıp yanına, indirdi tokadı ‘”kalbin, kalbim de haberin olsun” dedi. Koşarak ayrıldı adamın yanından…

Olur’un içinde ki olmazda neydi böyle?  Ne diye kalplere hüküm verilmişti. Sevgiyle alay mı olurdu? Sevgiyle naz olurdu söz olurdu. Hiç istemediği halde, zorla gittiği  köye bir daha uğramadı kadın. Adamsa o köyden bir daha çıkamadı.

Her rüyası aynıydı kadının; yarım kalanı sürdürme, yaşatma arzusu.

Öleceğini bildiği için, kadına umut vermekten korktu adam. Bu beklemek ıstırabından daha ağır bir ıstırap olurdu iyi biliyordu.

Nice zaman sonra istemese de yeniden o köye çağrıldı kadın. Cenaze var dediler. Geldi ve gördü.

Ölmesi mümkün değil, kalbi kalbim de, bir atıyor kalplerimiz‘ sözleri bittiği vakit ağlamaya başladı, hıçkırmaya ve sonrasında koşmaya. Kalbini durdurmak niyetiyle nefesi kesilircesine, yoruldu sonra yavaşladı titremeye başladı dizleri.  Adını seslenenlere doğru çevirdi başını, Fidan gibi, kökünden sökülmüş rüzgara bırakılmış; yayıldı sert zemine. Çarpmanın etkisi ile bir kez daha yükselip indi bedeni. ”

Yere yığılırken soruyordu kalbine;

Bekle dedi.

Bekle dedi

Bekle dedi.kalp

Bekle, dedi…” için 2 yorum

  1. Yüreğine sağlık güzel insan. Şimdi merhemi nedir bu yaranın ? Sonsuzluk olmasa dayanılır mi ?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s