Kasabadaki küçük kuyruklu yıldız

Fark edince başladı her şey…

Öyle ki sadece nefes almak için camdan başımı çıkarmıştım. Parlayan bir şey gördüm ve ışığını takip ettim. Bir anda yok oldu. O gece yaşanan olayların gerginliğinden olsa gerek başımı yastığa koyduğum an dalıp gittim.  Yine fark ettim ki aslında her gecem artık böyle, mucize gibi yatağa uzanıyor, başımı yastığa koyuyor ve hemen uyuyabiliyorum.

Herkes kötü çok kötü bir yaz diye sızlanıyor, haliyle etkiliyorlar. Kötü müydü demeden kötü yaz diyebiliyorum. Rahatsız edici olsa da.Annemle babam boşanacaklar, mutlaka yanlarında olmalıyım öyle istiyorlar. Sonrası onların mı tercihi yoksa benim mi? Ha bir de iflası hayatında üçüncü kez yaşamış Büyükbabamın benimle yeşeren umutları. Neyim ben?

İnsanların isteklerine göre şekil alan oyun hamuru mu? Bu kez sokağa çıktım yamaçtan denize doğru yürümek istedim. Benimle birlikte hareket eden ışığı fark ettim başımı kaldırıp baktım aynı ışık. Çok güçlü,  elimi uzatsam dokunacak gibiyim. Gözlerim kamaşıyor. Açıp kapıyorum kaybolmuş. Müthiş bir boşlukla eve dönüyorum. Sonraki altı gece terasta ki hamağa uzanıp bekliyorum onu. Hayalini kurmaya zorluyorum ama yok gerçeği çok başka.

Annemle babam tercihi bana bıraktılar, büyükbabam kolumdan tutup. ”Oğlanın yeri belli ha her yaz ha tüm sene yaşar gideriz onunla biz.”  Zamana bırakmayı seçiyorum. Annemle babam ayrıldı. Babam iş için Tokyo’ya yerleşti Annemse evimize döndü. Bu kasaba da ben ne yapabilirim ki?  Annemi otogarda uğurlarken çok sarılıp çok ağladı. Bu olanların en çok beni etkilediğini onun için ne yaparsam beni destekleyeceğini söyledi. Üzüldüm. Ağlayamadım ama göğsümde bir ağırlıkla dolaşıyorum şimdi.

Ve denize düştü yansıması yine gelmişti. Başımı döndürüyor, Küçük kuyruklu yıldızım bu kez uzun kaldı. Daha fazla burada kalırsan kör olabilirim dedim içimden duydu beni süzülüp   çekildi göğe. O gece de çok rahat uyudum.  Tedavim için okula ara verdiğim bir yılı belki burada değerlendirebilirim.

Bir akşam Büyükbabam, hep aklımdaydı ama insanlar ne der diye utanıp sıkıldığım bir hayalimi gerçekleştirelim mi seninle dedi?  Hayalini sormadım anlatmaması için rica ettim. Ertesi güne kadar yetmiş dokuz yaşındaki Büyükbabamın hayali ne olabilir ki, onu yapmaktan bunca yıl ne alıkoymuş olabilir diye düşünüp durdum.

Meğer bu bir çocukluk hayaliymiş. İlk tanıştığı günden beri onu yapabilmenin uzun uzun planini kurmus hep. Renkli pamuk şekerleri. Kaç kez tekrarlattım. Şimdi ciddi ciddi pamuk şeker makinası hatta arabasını almaya gidiyoruz. Çocuklar gibi şen Büyükbabam.  Kontrol etmediğim hayatımın seyri bu. Farklı bir deneyim.

Bir hafta içinde alt üst oluyoruz yeniden. Doktor sonuçları konuşmak için tüm dağılan aileyi topluyor. ”Her an her şey olabilir diyor.” O kadar büyük bir cümleki içinde kayboluyorum. Konuşmadan çıkıyoruz. Sıkı sıkı sarılıp birbirimize ayrılıyoruz. Gözü yaşlı karşılıyor Büyükbabam beni.  Uykum yok ama kaçmak için sığınıyorum yatağıma. Bir sağa bir sola en sevmediğim. Sonra penceremin önünden süzülüyor küçük kuyruklu yıldızım. Geçip karşısına oturuyorum iyice aralıyorum perdeyi,  ”gel diyorum, bu gece çok karanlık her şey, benimle kal beni hiç bırakma.”

Ertesi sabah ilk pamuk şekerlerimizi yapmak için çıkıyoruz evden Büyükbabam bir isimde bulalım ha ne dersin diyor. O çoktan hazır diyorum.  Kocaman puntolarla Küçük kuyruklu yıldız yazdırıyoruz arabanın üstüne. Ve ekliyorum yanıma ”Her an her şey olabilir.”

     Işığımız hiç sönmesin, her an her şey hep çok güzel olsun.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s