Kurtçuk, Kurtçuklar.

( Kadın) Gördüm, taze sıkılmış meyve suyunun üzerinde kurtçuklar vardı ve sen önce onları uzun uzun seyrettin, sonra büyük bir keyifle içtin. En sonunda ağzını geniş geniş açıp şapırdattın. Senden tiksiniyorum.

(Adam)  Demek o kadar dikkatli bakıyordun bana.

(Kadın) Keşke bakmasaydım! İğrençsin.

(Adam) Gördüklerini söylemek, ”ne özgürce” !

(Kadın) Bu konuda sakın açıklama yapayım deme!

(Adam) Yapmam mı gerekir?

(Kadın) Beni çıldırtıyorsun bazen, bu olanlara anlam veremiyorum. Midemi bulandırıyorsun.

(Adam) Çıplak gözle gördüklerinden ötürü bulanıyor miden öyle mi? Peki, sana örtülü gerçeklerden bahsetsem. İçimdeki kurtlara arkadaş gönderdim desem o kurtçukları.

(Kadın) Kes artık iyice saçmalıyorsun.

( Adam) Kesip atamadığım için her şey. Keşke cümlen kadar kolay olsa…

(Kadın) Seni artık görmesem iyi olur.

(Adam) Ben de kendimi görmezden gelsem diyorum.

( Kadın) Offf..

İlişkiler, ön yargılar, buhranlar ve anlam verilemeyenler üzerine kurulu bir diyalog idi…”

Kurtçuk, Kurtçuklar.” için 11 yorum

  1. Yapay ve ruhsuz bakışmalar ya da konuşmalar yerine, sevgi dolu acıyla yoğrulmuş ve mutluluğun,sevincin ve özellikle de hasretin şarabını içmiş kelimeler gerek ilişkilerde ama ne yazık ki hepsi eskiler de kaldı ya da artık öyle düşünenleri sevmiyorlar

    Beğen

  2. İşte bu yüzden gerçek sevgiye olan açlıktan kaynaklı olarak insanlar; sevmeyi farklı eylemlerle tamamlamakta hem kendi hem de insanlık açısından zararlı yollara başvurulabilmektir. Çözümse çok basit ama modern çağımızın insanı bu basit olan olguyu kaldırabilecek mi?

    Beğen

    1. Nedir, basit olan olgu? Biz mi anlamca zorlaştırıyoruz. Kendimce doğru gördüğüm olgu şu; biz insanları oldukları gibi kabul edemiyoruz, hep olmasını istediğimiz kişiye dönüştürmeye uğraşıyoruz.

      Liked by 1 kişi

  3. Öncelikle sevmeyi ve sevilmeyi doğru aşılayamıyoruz kendimizden sonra gelen nesle daha sonra onlarda televizyondan öğrendikleri ya da teklojinin sunduğu imkanlar dahilinde sevmeyi ya da sevilmeyi öğreniyorlar ve işler tam da bu nokta da çığrından çıkıyor. Ve yapaylık saltanatını kurmaya başlıyor hem zihinde hem de yürekte. Bundan dolayı öncelikle sevmeyi sevilmeyi kendi değerlerimizden kültürümüzden beslenerek öğrenememiş gerek . İnsanları dönüştürmeden oldukları gibi kabul ederek. Çünkü bir doğa da hiçbir canlı sevdiğini dönüştürmeye çalışmaz oluğu gibi kabul eder

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s