Dengemizi Bozmayınız…

 -Afrika sıcakları ülkemizde şu bir kaç gündür öyle mi hissettirdi ki  kendini ağustosu aratmıyor. Şaşılacak iş değil esasında.   Daha neleri göreceğiz deyip felaket tellallığı yapacak değilim, zaten yaşıyoruz bir çok can sıkı olay. Üstelik bunlar sadece beni, seni, o şehri bu ülkeyi değil dünyayı ilgilendirecek türden.  Tüm bunlar küresel sancılar, evrensel sorunumuz olan bu olayın üstesinden el ele vererek gelebiliriz ancak. –

   Dünyamız için bu yazı…

Yanlarında olalım ama yaşamlarından çalmayalım. Bırak kovalasın kaplan ceylanı.  Filler doyabileceği kadar ot yesin sulak yerleri keşfetsin. Kambur balina çok üzse de beni yesin penguenleri. Bu onların döngüsü, orada her şey yolunda. Sonra, denizaslanları dinlenmek için yer bulmak zorunda kalmasın, üst üste değil sere serpe yatsınlar. Yaşam alanları dışına çıkmak zorunda kalmasınlar.  Yemeseniz olmaz mı köpek balığı çorbasını?  Bırakalım derin sularda özgürce ömür sürsünler. Erimesin buz dağları, ısınan dünyamızı kim soğutacak sonra!

 Doğanının muhteşem onarma,  iyileştirme yeteneği var. Sokmayın şu baltaları ormanlara!!! Biz olmasak da sarabiliyor onlar yaralarını.

Goriller, sürüngenler, timsahlar hatta karıncalar nasıl yaşar evsiz? Isıtmayalım dünyayı yağmur ormanlarına yağmazsa yağmur, yüzeyinde tutamazsa güneşi buzullar çok ama çok ısınırsa dünya, henüz çok azken tatlı sularımız, susuzluğu hiç düşündünüz mü?

Bozmayalım dünyanın dengesini yüzyılların yapamadığını sanayi devriminden sonra nasıl acımasızca yapmaya başladık. Doğada insan zekâsının anlamayacağı muazzam bir denge var o eko zincire, insan girmemeliydi.  Girdik ve her şeyi alt üst ettik.

 Hayvanların,  ormanlara yapmış olduğu tahribatın mutlaka faydalı bir geri dönüşü var ancak, insanların ki öyle değil.  Misal kuşlar, meyve ağaçları arasında yaptığı besin arayışında ormana eşsiz tohum taşıyıcılığı yapıyor. Bir kuşun tükettiği bir meyve, doğaya gübre ve tohum olarak dönüyor. Biz onların hem evleri, hem de yiyecekleri olan ağaçları yok etmek için yarışıyoruz. 

Onlar çoğalmaya, onarmaya devam etsin biz birde şu yaptığımızı hatırlayalım;

1986 da gerçekleşen Çernobil faciası yaşanılan yeri hayalet kasabaya çevirdi.100.000 den fazla insan acilen tahliye edildi, bir daha o bölgeye dönmemek üzere. Patlamanın yaşandığı bölge önümüzdeki 20.000 yıl yaşanabilir bir yer olmayacak denildi, bu varsayım yaşayabilen tüm canlıları kapsıyordu.   Yinede bölgede radyasyona rağmen şaşırtıcı bir gelişme görüldü. Doğa kendini hızlıca yenilemeye koyuldu. Sadece 10 yıl içinde orman kendini yeniledi ve hayvanlar ortaya çıkmaya başladı. Biz insanlar yaptıklarımızdan ve sonrasından korktuk, halada korkuyoruz. Doğada korku yoktu, o kendine ait olana sahip çıktı.

Biz yıktık ve kaçtık o kendini iyileştirdi.  

Peki biz neden iyileştiremiyoruz, hep mi  zarar verip kaçıcaz ?!

’Gezegenimizi iyileştirecek olan,  daha fazla ormanın olduğu bir gelecektir.’’ Hala neyi bekliyoruz?

Araştırmacılar, daha şimdiden dünyanın birçok yerinde iklim parametrelerinin periyodik olarak insanın yaşam sınırlarını aştığını saptadı.

Bilim insanları, dünyanın interaktif haritasını çıkararak üzerinde azami ısı ve nem kombinasyonlarını işledi. Çalışma, daha şimdiden dünyada yaşamanın mümkün olmadığı yerlerin olduğunu gösterdi.

 Bir zamanlar gezegenimizi kaplayan ormanların yarısından fazlasını  yok ettik.  Sadece bir zamanlar orada yaşayan canlıları kaybetmekle kalmadık, aynı zamanda tüm gezegenin kaderi ile oynadık.

Her şeyi mahvetmeye şuralardan başladık; 

-Yasak avlanmalar( her canlı dünya için devamlılık sağlarken biz onların hayatlarını çalıyoruz.)  

– Orman sahalarına kurulan şehir yerleşimleri ( yaşam alanları istila edilen hayvanlar, karınlarını doyurmak için şehirlere iniyor.)

-Ağır kimyasal endüstri(denizlere, nehirlere, havaya, toprağa  fabrika atıkları saldık.)

-Geri dönüşümün bilinçsizliği,(  pet şişe, sadece bir örnek)

– Aşırı tüketim( milyonlarca insanın doyabileceği ekmek ve gıdanın israfı)  

-Aşırı bireyselleşme lüksleri( hane başına düşen 2 araba gibi, egzoz şehirleri inşa ettik.)

– İhtiyacımız kadar tüketim bilincine erişemedik ( hep daha fazlası, yüksek doyumsuzluk bizi kuşattı. )

Bu dünyada sadece insan türünün yaşamadığı gerçeğini kavrayamamak, adını anmaktan ısrarla kaçtığım o sevimsiz kapitalizm sistemini hayatın devamlılığı için Yegane yol seçen ölümcül zihniyetler ve sizlerin de ekleyeceği daha bir sürü sebeple, biz dünyayı mahvediyoruz.

Bu işe ‘ben ne yapabilirim’ diyerek başlayabiliriz. O kadar basit ki! Herkes kendi yaşam alanını koruyacak, başka bir yaşam alanın olmadığını bilerek üstelik.  Bir Çita’nın şehrin sokaklarında gezindiğini bir düşünsenize, tedirgin olmak hatta korkmak kaçınılmaz. Demek ki her canlı ait olduğu yerde yaşam sürmeli.

    Hayatımızın pembe saatlerinden, sert gerçekçi doğaya, biraz zaman ayıralım. Küresel ısınma dediğimiz olayın iki kelimden ibaret olmadığını, bu ısınmanın her geçen gün korkunç bir hızla yükselişe geçtiğini hatırlayalım. Aşırı ısınmanın doğurdu birkaç etkiden bahsetmek bile olayın ciddiyetini bizlere gösteriyor. Onlar; hayatı zorlaştıracağı, tüketimde rakamların artacağı, hastalıkların artacağı, yaşam alanlarının sınırlanacağı, suların azalacağı …

  Küresel ısınma beraberinde çok ciddi iklim değişikleri de  yaşatıyor. Biz insanlar büyük isyanlar etsek de az çok üstesinden gelebiliyoruz, çok sıcaklarda aşırı yükleniyoruz klimalara, ürünlerin yetişmesi farklılık gösterip fiyatlara yansısa da bir şekilde tüketiyoruz. Kendi yaşam alanlarında bizler gibi çözüm üretemeyen hayvanları, ormanları, denizleri bir düşünelim… Farkındalık kazanalım ve harekete geçelim.  Bireysel çok güzel şeyler yapabiliriz, Birlikte çok daha etkileyici şeyler başarabiliriz. Bir Sivil Toplum Kuruluşu’nun kapısını çalmakla işe başlayabiliriz. 

Vücudumun aşırı hassasiyet gösterdiği şu aşırı sıcaklarda canım yanarak yazıyorum bu satırları, ne isyan ne ah-vah. Hepimizin payına düşen bilinçlenmek ve işe koyulmak, henüz çok geç olmadan. 

 

Dengemizi Bozmayınız…” için bir yorum

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s