İz Bırakanlar

Bozkır, bir kaza ve tek el silah sesi…

”Dünya’nın ortasındayız mübarek” diyordu. Diyordu da kimse buna inanmıyordu, yalnızlıklarını örtbas etmek üzere her gün tekrarlıyordu bu cümlesini.

Uzun kavak ağaçları sıralanıyordu yol boyunca , konağın ihtişamı bu ağaçlardandı. Onca adam çalışmış, tonlarca kayısı toplanmış gelen yemiş giden yemiş hepsi boşunaydı.Hep bir şeyler eksik hep bir yanları çaresizdi. Dört evladını gözünden sakınıyordu Faik Efendi. Sakındı, sakındı da ne oldu. Sakınan göze çöp batar derler ya. Çöp gelip de batıverdi göz bebeğine.

Akşam yemeği için, ortanca gelini ile torunu mutfağa girmiş, hasta olan nineleri için yemek tepsisi hazırlıyorlardı. Konakta hummalı akşam telaşı, herkes işinden gücünden gelecek yemekler yenecek, Faik Efendinin fasıllarına geçilecekti.

Bir şey oldu, olması ihtimalde dahi olmayan bir şey durup dururken. Kaza mıdır? Bela mıdır? Yoksa Nazar mı? Oluverdi işte. Mutfaktaki tüp patladı, konağın iki genç körpecik çalışanı, ortanca gelin ve kızı tutuşup kalmışlar oracıkta.

Sözüm buradan ötesine varmıyor ama olanlar olmuştu, peşi sıra gelecekleri saymıyorum daha. Gelin sözde tam kapının eşiğindeymiş o sebepten , ağır yanarak ölmekten kurtulmuş. Geceye üç genç beden bahşetmiş konak. Yananlarla birlikte kor düşmüş yüreklere. Gelin uzun zaman kalmış hastanede o hekim bu hekim dememiş getirtmişler. Elden geldiği kadar. Bütün bu olanlar ve olacaklar acının bir tutamıydı.

Konak o gündür bugündür afet yeri, sus pus, yaralı…Gelinin eşi üçüncü Oğul Refik, iki büklüm, evladına yanarken gözü yollarda beklemiş eşini. Hastaneden karşılamaya gitmişler taburcu olana kadar, gelin eşinin onu görmesini reddetmiş.

”Refik konaktan çıkarken hiç yapmadığı bir şeyi yapmış. ”

Hastaneden çarşafa sarılı çıkmış gelin. Refik gözlerini yerden kaldıramıyormuş. Arabaya binmişler yardımcılardan biri eczaneye uğramalıyız demiş. Araba durmuş Refik önde, yardımcısı arkada ilaçlar için eczaneye girmişler. Bir vakit sonra hasta eczaneye çağrılmış. Eczacı ilacı kullanımını bizzat hastaya anlatmak hastayı da görmek istemiş.

Refik koşar adım çıkmış eczaneden . Yardımcı koluna girip getirmiş gelini ,eczacı ” yakını gelsin” demiş. Gelinden kaçıyormuş besbelli Refik. Sonra eşine haksızlık ettiğini düşünüp girmiş yeniden eczaneye.

Gelin peçesini açıp, başını kaldırmış. Refik eşinin yüzüne bakıp, gözlerini kaydırmış. Gelin peçesini kapatırken Refik hiç yapmadığı şeyi yapmış.” Tek el, çok değil suratının orta yerine çekmiş tetiği’‘…

                                   …

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s