Korkusuzca…

En çok cesur oluşunu sevdim. Yediği dayaklara, işittiği hakaretlere aldırmadan, başına gelebilecek tehlikelerden habersiz…

Her sabah hiç şaşmadan saati gelip dikiliyor penceremin önüne…
Çıkarıyor cebinden ardıçtan kavalını, sürüye yön veriyor evvela, sonra dikiyor gözlerini pencereme, aralandığı vakit perdem kızarıveriyor yanakları. Utanıyor. Utanan adamların sevgisi hiç incitmezmiş sevdiğini! Çok önceydi öğrendiğim bunu. Bende açıp penceremin camını bir nefes alıyorum havadan, içime doluyor sevgisi… Kuzuların meleşme sesine kadar karışıyor nefeslerimiz…

Sonra o kavalını ve sevgisini cebine yüklenip koyuluyor yoluna… Seyrediyorum peşi sıra, o kırlarda oynaşırken koyunlar, sevda yükü taşıyor bu çoban. Korkusuzca…

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s