Mercimek Çorbası ve Yoldaşlık…

Şehirler arası otobüs terminallerini bilirsiniz. Oralar çok büyük, çok gizli,çok etkileyici, çok derin hikayeler saklar her zaman…


Hele gece yolculukları…Uyursun uyanırsın, bir sağa bir sola koltukla mücadele verip yolu tamamlamaya gayret edersin.
Yanına oturan kişi ya çok konuşkandır durmadan dürter seni oradan buradan hikayesini anlatmaya niyet eder. Ya da  pek somurtkan tek suskundur dışarıyı seyretmeyi tercih eder. Bu kez öyle olmadı tek koltukta konfor arayışı ile yolculuğa koyulduk lakin pek konforlu gitmedi…

İkinci  şehre vatrdığımızda,garip bir çift bindi otobüse, hemen gözüme kestirdim onları. Asık suratlı,gergin,habire bir şeyler mırıldanan yaşlı bir amca.Yanında yaşça ondan genç dinamik konuşkan başında keçik ( Başörtüsünün ensede saçların altından geçirilip tepede bağlanmış durumu) ile bir teyze…
Otobüse binmeleri ile birlikte bir hareketlilik, bir telaş  aldı başını gitti su istediler, ekranı açmak istediler, koltuktan şikayet ettiler,hiçbir şekilde nazarımdan çıkamadılar.
Sonra bir şey oldu pek hoş olmayan bir şey,hani toplumca yadırganan ayıplanan türden. (Aslında burası da yanlış burası da sorunsal…)
Teyze öğürüp böğürüp kusmaya başladı ve inletti otobüsü, sonunda başardı. Muavin arkadaş poşeti getirene kadar üst baş koltuklar demeden salıverdi ortalığa;  is-tem-siz-ce, kont-rol-süz-ce,  e-lin-de ol-ma-dan, ken-di-ni bil-me-den…
Sonrası malum mahcubiyet özür,utanma, durumu telafi,izah kendini aklama paklama derken uzadı da uzadı.
Ben olayım farklı noktasındayım şimdi oraya değineceğim.
Amca başladı teyzeye yüklenmeye şu yaptığına bak yemeseydin, şu hale bak rezil ettin yeme dedim sana şöyle böyle nasıl nasıl yükleniyor anlatamam daha başka mırıltılar!
Teyze; sana da ayıp ama Bey ettiğine bak  geçmiş olsun diyeceğin yere, çorba bayatmış, bayat olmasa dokunur mu?  Ömrümde yapmadığım bir şey ne kadar mahcubum bak…
Onlar otobüs boyunca yaşananları konuşa dursunlar ben burada beni rahatsız eden noktaya değineyim.
Toplu alanlarda toplum kuralları denilen bir mesele var geğirmek, gaz yapmak, yüksek sesle konuşmak belki hapşırmak vesaire pek hoş karşılanmaz, kimse sevmez böyle lakırdıları…
Ama midenin hassasiyeti kontrolsüz onu çıkarmak çok istisnai bir durum kişi kendini tanıyorsa tedbirini almalı…  Ömründe ilk olmuş bilemeyiz doğru mudur değil midir, orayı da bir geçelim.


Ben amcanın tutumuna takıldım yani teyzeye  hiç yardımcı olmadı.Sürekli onu iğneledi, incitti,rencide etmeye devam etti ona yardımcı olmadı yardımcı olmadığı gibi durumu da güçleştirdi. Teyze o  kadar otobüstekilerden özür dilerken adamla uğraşmak zorunda kaldı aslında,  burada uzun ve meşakkatli bir ilişkinin resmi vardı!  Zor yol almıştı bunlar belli,anlayış yoktu, sabır yoktu,dayanışma yoktu, tahammül yoktu,hoşgörü yoktu  yoktu da yoktu…
Ha bir olayla ahkam  kesilmez belki ama hissedildi orada.  Başka adamlar olsa durumu kurtarır, eşine yardımcı olur, onun daha fazla rencide olmasına mani olurdu…

  Nedense beni rahatsız etti bu durum ister istemez bunu sorgulamaya götürdüm ve burada yazmak istedim evet yaşanılan durum hoş değil belki ama tolere edilebilir. Muavin delikanlı adamdı, getirdi molada viledayla bezle oraları bir güzel silip temizledi. Geçmiş olsun da dedi teyzeye poşetini de yanına verdi olur ya yeni bir vukuat olmasın diye.
Orada ikinci fark ettiğim şey amca sürekli ayak altında dolaştı muavin çokça kez amca sen bir izin ver ben şu işimi bir halledeyim amca, tamam yapıyoruz amca sen geç bir otur uyarılarında bulundu… Hakikaten amca sorunluydu, teyzeye Allah yardım etsin demekten başka bir şey gelmedi içimden…
Eş olmanın  en güzel yoldaşlık olduğunu da hatırlattı bu hadise böyleyelikle bana…

Mercimek Çorbası ve Yoldaşlık…” için 10 yorum

  1. Muavin de tatlıymış hakikaten. Sağ olsun. İnsanız.

    “Blink” kitabında okumuştum sanırım, eşlerin birbiriyle konuşmasını çok kısa bir süre izleyerek ileride boşanıp boşanmayacaklarını yüzde yüze yakın bilen bir uzmandan bahsediyordu. Kitap aslında zaten (yeterince deneyimimiz ve birikimimiz varsa) kısacık anlarda verdiğimiz kararların ve vardığımız yargıların, aylarca düşünülerek ulaşılan versiyonlarından çok çok daha doğru olabileceği üzerineydi. Bence burada da gerçekleşen bu olmuş. O kadar fazla çift gözlemlemişsiniz ki (özellikle dırdırcı/mızmız beylerin yer aldığı), hemen anlamışsınız olanı biteni. Yazık tabii. Yaşarken anlamıyoruz çoklukla, nelerin içinden geçmekte olduğumuzu…

    Sevgiler

    Beğen

    1. Sevgili Özlem, hoşeldin. Ne güzel yaklaşmışsın konuya ve bildiklerini paylaşmışsın çok teşekkür ederim. Gözlem gücü önemli ister istemez izledim yorumladım tepki olarak da bu yazıyı yazdım belki de.. Burada yazmadım ama hatırımda olan bir diyalog var. Kadın sürekli eşine ben bunları yıkarım ütülerim Bey yıkayıp silerim merak etme demişti o pantolonlar ceketler eminim çok güzel yıkanıp ütülebip o adama giydirilmiştir yeniden. teşekkür etmiş midir orası manidar…

      Liked by 1 kişi

      1. Hoşbulduk ayrıca.. Uzun zaman oldu. Çok özlemişim. Datça’ya son gelişimde seni görmeyi çok istedim de bilemedim ne yapayım. Ne yapayım? 🙂

        Beğen

        1. Ya çok tatlısın keşke ‘leri sevmem ama bu bir keşke olmuş. Matbaacı Arif abiyi bilirsin,bahsin geçti. Birara Gazete de köşe yazmışsın aman dedim ne güzel. Ona uğra o,bizi buluşturur. Bu gelişinde olsun bu lütfen 💙

          Liked by 1 kişi

          1. Aaa tanıyor musun Arif’i? Ben de ona seni sormuştum çok uzun zaman önce ama bilemedi tabii ‘Yalnızlık Marmelatı’ diye sorunca 🙂 Tamamdır o zaman.

            Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s