ZAMAN VER…

hat

Size tarihin en etkileyici başarı hikayelerinden bahsetmeye kalksam sayfalar dolar.  Gelin ben size kendi hikayemden bahsedeyim…

Bir başarı hikayesini okurken kuşkusuz duygular hareket geçer, bedeninizi bir heyecan kaplar. Satırları tararken gözleriniz, yüreğinizin hızı artmaya başlar, evet şimdi zamanı geldi, anlatım ilerleyip zirvelere ulaşınca satırlar tamam dersiniz. Bugün o gündür. Son cümle sizi ayağa kaldırmıştır.

“Sayısız ret, başarısızlık, şevk kırıklığı ve daha nice yaptığına pişman eden söylemden” sonra mutlaka başarıya ulaşanların  öyküsü  hepimizi etkiler.  O gün, ertesi gün belki haftası en yakınımızdakilere anlatır dururuz bu başarı öyküsünü, mesele bu değildir. Söyleriz, gider  onlarda okur.  Mesele, biz de nasıl etki yarattığıdır. Coşkuyla akıp giden o satırlardan bize ne kaldığıdır.

Kalan yoktur, yaz sıcağında soğuk hava üfleyen rüzgar gibidir o etki, anlık çarpar ve geçer, uzun sürmez, devamı gelmez.  Ve başlar yeniden kendimizi yıldırma telkinleri; insanın inanılmaz bir başarısıdır bu, kendine o kadar acımazsız davranır ki, dağıttığı öz-güveni yeniden toparlamak için uzun zaman harcar. Nasıl ikilemdir bu? 

Sen yapamazsın, bırak başkalarını onlar bir şekilde yapmış işte, beğenmiyorum, içime sinmiyor, falancanın ki daha iyiydi duydum. Zaten ben ne işe yararım ki, yok ya bunu da rafa kaldırıyorum ve benzeri. Yazarken şiştim. O kadar olumsuzlar. Her şey yerlerde, hayallerim, ürettiklerim, yaptıklarım ve yapabileceklerim. Birisi şöyle adamakıllı eleştirse inanın içim yanmaz. En azından onlarda bir üslup bir ölçü vardır. Kendimize çok acımasız  davranıyoruz. Tüm başarı hikayelerinde olan şeyler.Şu gerçeği de bilin isterim . “Başkalarının başarı hikayesi içimizdeki güç kadar etkilemez bizi, bunlar duydukça heyecan yaratır kulağın işitmediği aklın bunları tutmadığı zamanlar da vardır.”

 Kişi kendini tanıyor  ne istediğini biliyor   duraklamalar ya da başarısızlıklar onu güçten ve gözden  düşürmüyor ve de  tüm bunların kontrolünü sağlayabiliyorsa başarı hikayesi başlamış demektir.

Hikayenin geri kalanı tek gerçekle devam eder ” kendine zaman ver”  slogan budur. 

Her şeyin istediğimiz an da olmadığı, olmayacağı  gerçeği artık bizi şaşırtmasın. Bunu bir defa kabul edelim. Doğru yer doğru zaman doğru kişi bu üçlü tamsa o işte tamdır. Eksiğim varsa lütfen ekleyin.

Doğru yer olduğunu düşündüğüm şehirde altı yılımı yaşadım. Doğru kişiydim. Ama doğru zaman değildi. Ya da zamanı iyi kullanamadım evet bu daha yerinde bir yorum. Zaman öğretisinden uzak bıraktım kendimi. Kaybetmiş gibi gözükse de  kaybetmedim. Yeni bir kendine zaman ver döngüsüne geçti hikayem . Olması gerektiği gibi.

Ne okuduğum kitaplar, ne izlediğim filmler, ne kendime yakın tuttuğum ilgi alanımdaki kişilerin önerileri, hiç biri içim kadar harekete geçirmiyor beni. Bu zor kabul ettiğim gerçeğim. O film  bittiğinde, yarım bıraktığım senaryoma dönüyorum evet sayfalar önümde çarşaf çarşaf. Ama gazla yürümüyor bu iş. Sayfalara bakıp hadi açmış yaymışım bu kadar, karala bir şeyler zorbalığı ile isteksiz birkaç cümle…

Öyle olmuyor işler. Orada o ilhamı almalı, tutmalı zihninde, beslemeli, ama kişi üretebileceği zamanı iyi bilmeli o zaman geldiği vakit boşaltmalı içini, zamanını yakala, zamanlamayı iyi ayarla. Hayat bir zaman yarışı. Sınav benzetmesi  gibi kulağa itici gelmesin ama zamanlama gerçekten çok önemli. Ve kişi kendini tanıyor, hamlelerini biliyorsa zamanın kontrolü elindedir.

Kontrol hiçbir zaman bizden gitmedi, biz sadece onu uzaklaştırdık ya da sorumluluğundan kaçtık.  Herkesin içinden gelen konularda becerisi var, yoksa bu doğuş gerçekleşmezdi. Kendini keşfet, farkına var ve harekete geç denemek sana hiçbir şey kaybettirmeyecek buna inan.

Lisede ki   ilk yılımda, edebiyat dersinde hoca öykü yazmamızı istedi. Haberlerde sıkça dönen Filistin- İsrail çatışmaları çok ilgimi çekiyordu. Arafat ismi söyleniyordu sıkça,  bu  kişinin  Filistin Kurtuluş Örgütü Lideri olduğunu öğrendim araştırınca .  Sınırda yaşanan çatışmalar diyordu hep haberler. Kilometrelerce uzağımdaki bir savaş, bayrak mücadelesi ve ölümler dikkatimi çekmişti.

Fotoğraflar ve haberlerle bir öykü kurdum zihnimde, sınıra yakın bir köyde evi bombalanan bir babanın  öyküsünü yazdım.  İlk öykü denememdi bu. Arkadaşlar öykülerini okuyordu. Onlarınkini duydukça kendiminkini  beğenmiyor okumaktan vazgeçiyordum. Sıra bana gelince heyecanlandım. Hatta ilk paragraf da sesim çok titrediği için hocam birkaç kez başa aldırdı.  Tekrar tekrar okumak heyecanımı dindirmiş müthiş bir pratik olmuştu benim için. Oradaki babanın acısını yaşar gibi onun ağzından okudum yazdığım cümleleri. Bittiğinde çok kötüydüm öykümün içinde kalmıştım. Alkış sesleri bir daha bir daha çığlıkları beni öykümden koparıp sınıfa getirdi. Hoca tahtaya kaldırdı. Böyle bir öykü yazdığım için teşekkür etti, bir sürü güzel cümleler sıraladı. Kesinlikle bunu beklemiyordum.

Karakterler yaratıyor, onlara yeni hayatlar sunup yol haritaları çiziyordum. Onlarla konuşuyor, onlarla yaşıyordum.O gün miladım oldu. Her duygum kağıtlarda yerini bulmaya başladı. İyi ki denemiştim yazmış ve okumuştum on beş yılı aşkın süreden beri yazarım da yazarım bu arada bu öykümü iki ayrı yarışmaya gönderdim. İlkinin verdiği olumsuzluk ikinciye yollamama engel olmadı . Birileri için iyi olmayabilirdi. Ama benim keşif kapılarım açılmıştı. Bu yazdıklarım ne olacak kaygısıyla  yıllardır yazıyorum,  bu kaygı bana  ‘zamanı var’ diyebilmeyi öğretti. Yazdıklarıma ve kendime zaman veriyorum.

Sende yap, herkes yapsın, müthiş bir zekanın eseriyiz hepimiz muazzam  şeyler üretebiliriz.  Yapmamız gereken;

Keşfetmek.

Çalışıp üretmek 

Ve kendimize zaman vermek…

Kendi tarihimde ki yazıya başlama, yazıya tutunma hikayemi anlattım size, bu bir başlangıç olsun.

” Umutlar baki, Zamanlamamız muhteşem olsun.”

 

hatyy

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s